TÜRK MEDENİ HUKUKUNDA TEMSİL VELAYET ve VESAYET

 

Vesayet ve vasi kavramlarını açıklamadan önce velayet kavramını açıklamak daha yerinde olacaktır. Çünkü velayet asıl, vesayet istisna bir kurumdur.

 

VELİ KİMDİR?

Reşit olmayan çocuklar üzerinde velayet hakkına sahip bulunan ana ve/veya babaya denir.

 

VELAYET NE DEMEKTİR?

Ana ve/veya babanın, reşit olmamış çocukları üzerindeki kanundan doğan eğitim, terbiye, temsil hak ve yetkisidir. TMK.335.md.sine göre ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Hakim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velayeti altında kalırlar.

 

Evlilik devam ettiği sürece; ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hakim, velayeti eşlerden birine verebilir. Velayet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.

 

Ana ve baba evli değilse; velayet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmış ise hakim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir.

 

Peki bu temsil yetkisini ifa edecek ana ve/veya baba çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerde yetersiz kalır, sonuç alınamaz veya sonuç alınamayacağı önceden anlaşılırsa ne olacak?

 

Hakim, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, aşağıdaki hallerde velayetin kaldırılmasına karar verir.

 

1-Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi,

2-Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması,

 

PEKİ, BU TEMSİL YETKİSİNİ İFA EDECEK ANA VE/VEYA BABA YOKSA NE OLACAK?

 

O zaman vesayet makamı devreye girecektir. Kanun gereği velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.

 

Velayet, ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa veya ana/baba yoksa çocuğa bir vasi atanır.

 

Ana veya babanın yeniden evlenmesi halinde ise; velayetin kaldırılması gerekmez. Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir.

 

Ana ve baba, velayetleri veya yönetim hakları sona erince, çocuğun mallarını, hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasisine veya kayyıma devrederler.

 

VESAYET NE DEMEKTİR?

 

On sekiz yaşından küçüklerin (reşit olmamış) veya yasal hakları kısıtlanmış olan kısıtlıların haklarının korunmasını ve yasal olarak temsil edilmesini sağlayan, kamu görevi niteliğinde bir kurumdur. Hukuki temsil ve sorumluluk anlamında vesayet ve velayet birbirlerine benzemektedir.

 

VASİ KİME DENİR?

 

Reşit olmamış küçükler ile kanuni hakları kısıtlanmış kişilere, mahkeme tarafından atanmış yasal temsilcidir. Kısaca vasiye, yasal hakları kısıtlanmış kişiler için “veli” görevi görecek kişi olarak nitelendirebiliriz. Türk Medeni Kanunu’na göre vasiyi; “vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlü” olan kişi olarak tanımlayabiliriz.

 

VASİ ATAMASI GEREKTİREN HALLER NELERDİR?

 

Kural olarak iki durumda vasi atanır.

A-Yaş küçüklüğü,

B-Kısıtlılık,

 

Kanun bu iki durumu sınırlı olarak belirtmiştir. Bunların dışında herhangi bir nedenle vasi ataması yapılamaz.

 

A-YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ

Türk Medeni Kanununa göre 18 yaşından küçükler reşit sayılmamaktadır. Ancak özel hallerde hakim kararı ile (TMK.453- meslek veya sanat), 18 yaşından küçükler için izin verilmiş ise, izin verilen konularda fiil ehliyetine sahip sayılır. Bu istisnai durum hariç 18 yaşından küçükleri kanuni temsilcisi yani velisi temsil eder. Herhangi bir nedenle velisi bulunmayan veya velisi bulunup da kısıtlanmış olanların çocuklarına, kanun gereği vasi atanır. Bu nedenle yaş küçüklüğü vasi atanması için zorunlu bir nedendir. Bu husus Türk Medeni Kanunu 404.md.sinde “Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.

TMK.404/2.fıkrasında “Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir halin varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.” düzenlemesi ile de nüfus memurlarına, idari makamlara, noter ve mahkemelere ihbar yükümlülüğü yüklenmiştir.

B-KISITLILIK

 

Vasi tayin gerektiren ikinci durum ise kısıtlılıktır. Kısıtlanmayı gerektiren haller ise TMK.’da tek tek sayılmıştır. Buna göre aşağıdaki hallerde kısıtlama ve vasi tayini istenebilir.

1-Akıl Hastalığı Veya Akıl Zayıflığı: Bu husus TMK.405.md.sinde düzenlenmiştir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Yine burada da nüfus memurlarına, idari makamlara, noter ve mahkemelere ihbar yükümlülüğü yüklenmiş, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirme zorunluluğu getirilmiştir.

2-Savurganlık, Alkol Veya Uyuşturucu Madde Bağımlılığı, Kötü Yaşama Tarzı, Kötü Yönetim: Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.(TMK.md.406)

3-Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza: Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır. (TMK.md.407)

Burada ihbar yükümlülüğü cezayı yerine getirmekle görevli makama verilmiştir. Ceza infaz görevlileri böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.

4-İstek Üzerine: Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir. Bu talebi kişinin yakınları da yapabilir. Zira ergin bu talebi iletemeyebilir veya talep edemeyecek durumda olabilir. İstek üzerine kısıtlılık TMK.408.md.sinde düzenlenmiştir.

VASİ TAYİNİ NASIL YAPILIR?

Vasi tayini için Sulh Hukuk Mahkemesinde dilekçe ile dava açmak gerekmektedir. Dava hasımsız olarak açılır yani davalı taraf yoktur. Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir. Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişinin yerleşim yeri değiştiremez. Yerleşim yerinin değişmesi halinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilan olunur.

Vasi ataması konusunda kesin sonuç almak ve davanın reddedilmesi adına bu konuda uzman bir avukat ile çalışmayı, maddi durum elvermiyor ise en azından danışmayı her zaman tavsiye ederim.

VASİ NASIL SEÇİLİR?

Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur. Ancak vasi atayacak hakim, vasinin vesayet altındaki kişiyi temsil etmesi ve onun haklarını koruması açısından yerleşim yerine yakın ve ilgilenebilecek, zaman ayırabilecek kişiyi tercih edecektir. Haklı sebepler engel olmadıkça, vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır. Vesayet altına alınan kimsenin yerleşim yerinde oturanlardan vasiliğe atananlar, bu görevi kabul etmekle yükümlüdürler. Aile meclisince atanma halinde vasiliği kabul yükümlülüğü yoktur.

Vesayet makamı, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar. Gereken durumlarda, bu görevi birlikte veya vesayet makamı tarafından belirlenen yetkileri uyarınca ayrı ayrı yerine getirmek üzere birden çok vasi atanabilir. Her bir vasi farklı bir görevi ifa için yetkilendirilebilir. Bu durumda her vasi hangi görev için yetkilendirilmiş ise sadece o görev ile ilgili hususlardan sorumlu olacaktır. Rızaları bulunmadıkça birden çok kimse vesayeti birlikte yürütmekle görevlendirilemez.

 

 

Aşağıdaki kişiler vasiliği kabul etmeyebilirler:

 

  1. Altmış yaşını doldurmuş olanlar,
  2. Bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek durumda olanlar,
  3. Dörtten çok çocuğun velisi olanlar,
  4. Üzerinde vasilik görevi olanlar,
  5. Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulu üyeleri, hakimlik ve savcılık mesleği mensupları.

Bu kişilerin vasi atanmasına kanunen bir engel bulunmayıp, vasilik görevi, kabul etmelerine bağlanmıştır. Bu husus vasiliğe engel hal ile karıştırılmamalıdır.

KİMLER VASİ OLAMAZ?

Reşit olmayanlar, kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklı olanlar, haysiyetsiz bir yaşam sürenler, vesayet altına alınacak kişi ile arasında çıkar çatışması olanlar, aralarında düşmanlık bulunanlar, kendisi de vesayet altında olanlar, ilgili vesayet daireleri hakimleri vasi olamaz. Bu nedenle vasilik görevi için gönüllü olsa dahi, vasi adayının vasi olmaya engel bir durumu varsa vasi olarak atanamayacak ve hakim tarafından bir başka kişi vasi olarak atayacaktır.

Vesayet makamı, gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür. Gerek duyulduğunda henüz ergin olmayanların da kısıtlanmasına karar verilebilir; ancak, kısıtlama kararı ergin olduktan sonra sonuç doğurur. Kısıtlanan ergin olmayan çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır.

Vesayet işleri zorunlu kıldığı takdirde vesayet makamı, vasinin atanmasından önce de re’sen gerekli önlemleri alır; özellikle, kısıtlanması istenen kişinin fiil ehliyetini geçici olarak kaldırabilir ve ona bir temsilci atayabilir. Vesayet makamının kararı ilan olunur.

ATAMA USULÜ NASILDIR?

1-İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu alınması gerekir. Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ise ancak resmi sağlık kurulu raporuna istinaden karar verilebilir. Hakim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.

2- İlan: Kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur. Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez. Ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır.

Atama kararı vasiye hemen tebliğ olunur. Kısıtlamaya ve vasi atanmasına veya kısıtlanan velayet altında bırakılmışsa buna ilişkin karar, kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur.

VASİLİKTEN KAÇINMAK VE İTİRAZ MÜMKÜN MÜDÜR?

Evet mümkündür. Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir. Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.

Vasiliğe atanan kimse, vasilikten kaçınmış veya atanmasına itiraz edilmiş olsa bile, yerine bir başkası atanıncaya kadar vasiye ait görevleri yerine getirmekle yükümlüdür.

Denetim makamı, vereceği kararı vasiliğe atanmış olan kimseye ve vesayet makamına bildirir. Vasiliğe atananın görevden alınması halinde vesayet makamı, hemen yeni bir vasi atar. Atama kararı kesinleşince vesayet makamı vasinin göreve başlaması için gerekli işlemleri yapar.

VESAYET ORGANLARI NELERDİR?

Genel olarak vesayet organları, vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır. Vesayet daireleri ise kamu ve özel olarak ikiye ayrılır.

1-Kamu vesayeti: vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür. Vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir.

2-Özel vesayet: Vesayet altındaki kişinin menfaatinin haklı gösterdiği, özellikle bir işletmenin, bir ortaklığın veya benzeri işlerin sürdürülmesi gerektiği takdirde vesayet istisnai olarak bir aileye verilebilir. Bu durumda vesayet makamının yetki, görev ve sorumluluğu kurulacak aile meclisine geçer. Özel vesayet, vesayet altına alınan kişinin fiil ehliyetine sahip iki yakın hısımının veya bir hısımı ile eşinin istemi üzerine denetim makamı tarafından kurulur.

Aile meclisi, vesayet altındaki kişinin vasi olmaya ehil, denetim makamınca dört yıl için atanacak en az üç hısımından oluşur. Vesayet altına alınanın eşi de aile meclisine üye olabilir. Aile meclisi üyeleri, görevlerini gereği gibi yerine getireceklerine dair güvence vermek zorundadırlar. Güvence sağlanmadan özel vesayet kurulamaz.

Aile meclisi görevini yapmadığı veya vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirdiği takdirde, denetim makamı her zaman aile meclisini değiştirebileceği gibi özel vesayeti de sona erdirebilir.

Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. Kayyım ise, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır. Vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır.

KAYYIMLIK VE YASAL DANIŞMANLIK

Vesayet makamı, aşağıdaki hallerde veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar.

  1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse,
  2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa,
  3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa,

temsil kayyımı atar.

Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hallerde bir yönetim kayyımı atar.

  1. Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse,
  2. Vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa,
  3. Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya ceninin menfaatleri gerekli kılarsa,
  4. Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa,
  5. Bir hayır işi veya genel yarar amacı güden başka bir iş için halktan toplanan para ve sair yardımı yönetme veya harcama yolu sağlanamamışsa

yönetim kayyımı atar.

Eğer isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri varsa, ergin bir kişiye kendi isteği üzerine bir kayyım atanabilir.

Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye yasal danışman atanabilir. Bu sebepler;

  1. Dava açma ve sulh olma,
  2. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması,
  3. Kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi,
  4. Olağan yönetim sınırları dışında kalan yapı işleri,
  5. Ödünç verme ve alma,
  6. Ana parayı alma,
  7. Bağışlama,
  8. Kambiyo taahhüdü altına girme,
  9. Kefil olma.

Aynı koşullar altında bir kimsenin malvarlığını yönetme yetkisi, gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklı kalmak üzere kaldırılabilir.

Temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atanır. Yönetim kayyımı, malvarlığının büyük bölümünün yönetildiği veya temsil edilen kimsenin payına düşen malların bulunduğu yer vesayet makamı tarafından atanır.

Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır. Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar, ancak vesayet makamının gerekli görmesi halinde ilan olunur.

KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması halinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir. Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri de, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar. Bu konuda kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur. İlgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır.

Yerleştirme veya alıkoymaya karar verme yetkisi, ilgilinin yerleşim yeri veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bulunduğu yer vesayet makamına aittir. Yerleştirme veya alıkoymaya karar veren vesayet makamı, kurumdan çıkarmaya da yetkilidir.

Kısıtlı bir kişi bir kuruma yerleştirildiği veya alıkonulduğu ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerin alınmasına gerek görüldüğü takdirde, kişinin bulunduğu yer vesayet makamı veya özel kanunlarda öngörülen ilgililer, durumu yerleşim yeri vesayet makamına bildirmekle yükümlüdürler.

Kuruma yerleştirilen kişi veya yakınları, verilen karara karşı kendilerine bildirilmesinden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Bu hak, kurumdan çıkarılma isteminin reddi halinde de kullanılabilir.

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında aşağıdaki kurallara uyulmalıdır;

  1. Karar verilirken ilgilinin bunun sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur.
  2. Bir kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir.
  3. Mahkeme kararını gerektiren her istem, gecikmeksizin yetkili hakime ulaştırılır.
  4. Yerleştirme kararı veren vesayet makamı veya hakim durumun özelliklerine göre bu istemin görüşülmesini erteleyebilir.
  5. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında, ancak resmi sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. Vesayet makamının daha önceden bilirkişiye başvurmuş olması halinde denetim makamı bundan vazgeçebilir.

Hakim, basit yargılama usulüne göre karar verir. Gerektiğinde ilgili kişiye adli yardım sağlanır. Hakim, karar verirken ilgili kişiyi dinler.

VASİNİN GÖREVLERİ NELERDİR?

A-)Vasinin öncelikle göreve başlarken yapması gereken görevleri bulunmaktadır. Bunlar daha çok malvarlığına ilişkin görevleridir.

1-Defter tutma: Vasiliğe atanma kararının kesinleşmesi üzerine vasi ile vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından, vakit geçirilmeksizin, yönetilecek malvarlığının defteri tutulur. Vesayet altındaki kişi ayırt etme gücüne sahipse, olanak bulunduğu takdirde defter tutulurken hazır bulundurulur. Koşullar gerektirdiği takdirde denetim makamı, vasi ve vesayet makamının isteği üzerine vesayet altındaki kişinin malvarlığının resmi defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter, mirastaki resmi defterin alacaklılara karşı doğurduğu sonuçları doğurur ve oradaki usul uyarınca tutulur.

2-Değerli şeylerin saklanması: Kıymetli evrak, değerli eşya, önemli belge ve benzerleri, malvarlığının yönetimi bakımından bir sakınca yoksa vesayet makamının gözetimi altında güvenli bir yere konulur.

3-Taşınırların satılması: Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır. Hakim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. Vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz.

4-Paraların yatırılması:

a-) Yatırma zorunluluğu; Vesayet altındaki kişinin kendisi veya malvarlığının yönetimi için gerekli olmayan paralar, faiz getirmek üzere, vesayet makamı tarafından belirlenen milli bir bankaya yatırılır veya hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir. Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür.

b-)Yatırımların dönüştürülmesi; Yeteri kadar güven verici olmayan yatırımlar, güvenli yatırımlara dönüştürülür. Dönüştürme işleminin uygun zamanda ve vesayet altındaki kişinin menfaati gözetilerek yapılması gerekir.

5-Ticari ve sınai işletmeler: Vesayet altındaki kişinin malvarlığı içinde ticari, sınai veya benzeri bir işletme varsa; vesayet makamı, bunların işletilmesinin devamı veya tasfiyesi için gerekli talimatı verir.

6-Taşınmazların satılması: Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hallerde mümkündür. Satış, vesayet makamının bu iş için görevlendireceği bir kişi tarafından vasi de hazır olduğu halde açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir. Ancak denetim makamı, istisnai olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.

B-) Vasinin malvarlığına ilişkin öncelikli görevlerini yerine getirmesinin yanında şahsa ilişkin görevleri ve yükümlülükleri bulunmaktadır.

1-Özen Ve Temsil Yükümlülüğü:

a-Küçüklerde; Vesayet altındaki kişi küçük ise, vasi onun bakımı ve eğitimi için gereken önlemleri almakla yükümlüdür. Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, vasi bu konuda ana ve babanın yetkilerine sahiptir. Küçüklerin koruma amacıyla bir kuruma yerleştirilmesine vasinin başvurusu üzerine vesayet makamı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bizzat vasi karar verir ve durumu derhal vesayet makamına bildirir. Bunun dışında usul ve yetkiyle ilgili konularda kısıtlı olsun veya olmasın erginlerin korunması amacıyla özgürlüklerinin kısıtlanmasına ilişkin hükümler uygulanır. Onaltı yaşını doldurmamış çocuk bu konuda mahkemeye bizzat başvuramaz.

b-Kısıtlılarda; Vasi, kısıtlıyı korumak ve bütün kişisel işlerinde ona yardım etmekle yükümlüdür. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde vasi, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin hükümlere göre kısıtlıyı bir kuruma yerleştirebilir veya orada alıkoyabilir ve durumu derhal vesayet makamına bildirir.

c-Temsil; Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder.

2-Yasak işlemler; Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır.

3-Vesayet altındaki kişinin görüşünün alınması;  Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse, vasi önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde, onun görüşünü almakla yükümlüdür. Ancak, vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz.

4-Vesayet altındaki kişinin yapabileceği işler;

  1. Vasinin rızası; Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir. Yapılan işlem diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hakimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa, diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur.
  2. Onamamanın sonucu; Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir. Ancak, vesayet altındaki kişi, sadece kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmış olduğu miktarla sorumludur. Vesayet altındaki kişi, fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmış ise, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur.

5-Meslek veya sanat; Vesayet altındaki kişiye vesayet makamı tarafından bir meslek veya sanatın yürütülmesi için izin verilmiş ise, o kişi bununla ilgili her türlü olağan işlemleri yapmaya yetkilidir ve bu tür işlemlerden dolayı bütün malvarlığı ile sorumludur.

C-) MALVARLIĞININ YÖNETİLMESİ

  1. Yönetim ve hesap tutma yükümlülüğü; Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek zorundadır. Vasi, yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her halde yılda bir defa hesabı onun incelemesine sunmakla yükümlüdür. Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip ise, hesabın hakim tarafından incelenmesi sırasında olanak ölçüsünde hazır bulundurulur.
  2. Serbest mallar; Vesayet altındaki kişi, kendi tasarrufuna bırakılmış olan mallar ile vasinin izniyle çalışarak kazandığı malları serbestçe yönetir ve kullanır.

Yukarıda sayılan görevlerin dışında vasinin görüşünün alınacağı durumlar da vardır. Bunlar;

            1-TMK.124.md.sinde belirtildiği gibi, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir. Vasi burada söz hakkına sahip olmaktadır.

2-Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları ile ilgili olarak TMK. 182.md.sinde hakimin takdir yetkisi bulunmaktadır. Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

3-Tanıma ve babalık hükmü ile ilgili olarak TMK.295.md.sine göre; tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.

4-Dava hakkı ile ilgili olarak TMK.329.md.sinde küçüğe fiilen bakan ana veya babanın, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabileceği belirtilmiştir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hallerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından açılabilir.

VASİNİN GÖREV SÜRESİ NE KADARDIR?

Vasi, kural olarak iki yıl için atanır. Vesayet makamı, bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir. Dört yıl dolunca vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.

Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığından, olanak bulunmadığı takdirde hazineden karşılanmak üzere kendisine bir ücret verilmesini isteyebilir. Ödenecek ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri göz önünde tutulmak suretiyle her hesap dönemi için vesayet makamı tarafından belirlenir.

KAYYIMIN GÖREVLERİ NELERDİR?

Bir kimseye kayyım atanması onun fiil ehliyetini etkilemez. Yasal danışmanlığa ilişkin hükümler saklıdır. Kayyımın görev süresi ve ücreti vesayet makamı tarafından belirlenir.

Kayyım belli bir iş için görevlendirilmiş ise, vesayet makamının talimatına aynen uymak zorundadır. Şayet bir malvarlığının yönetimi ve gözetimi ile görevlendirilmiş ise, yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabilir. Kayyımın, bunun dışındaki işleri yapabilmesi, temsil olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse vesayet makamının iznine bağlıdır.

VESAYET DAİRELERİNİN GÖREVLERİ NEDİR?
  1. Şikayet ve itiraz: Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi ve her ilgili, vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikayette bulunabilir.

Vesayet makamının kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edilebilir.

  1. İzin: Aşağıdaki hallerde vesayet makamının izni gereklidir:(Sulh Hukuk Mahkemesi)
  2. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması,
  3. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,
  4. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,
  5. Ödünç verme ve alma,
  6. Kambiyo taahhüdü altına girme,
  7. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,
  8. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,
  9. Acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,
  10. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,
  11. Borç ödemeden aciz beyanı,
  12. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,
  13. Çıraklık sözleşmesi yapılması,
  14. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,
  15. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.

Aşağıdaki hallerde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir: (Asliye Hukuk Mahkemesi)

  1. Vesayet altındaki kişinin evlat edinmesi veya evlat edinilmesi,
  2. Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,
  3. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,
  4. Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,
  5. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,
  6. Küçüğün ergin kılınması,
  7. Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.
  8. Rapor ve hesapların incelenmesi: Vesayet makamı, vasinin belli dönemlerde vereceği rapor ve hesapları inceler, gerekli gördüğü hallerde bunların tamamlanması veya düzeltilmesini ister.

Vesayet makamı, rapor ve hesapları kabul veya reddeder, gerektiğinde vesayet altındaki kişinin menfaatini korumak için uygun önlemleri alır.

  1. İznin bulunmaması : Kanunen gerektiği halde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.
VESAYET ORGANLARININ SORUMLULUĞU
  1. Özen yükümü: Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdür.
  2. Vasinin sorumluluğu: Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur.

Kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.

  1. Devletin sorumluluğu: Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olduğu gibi vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur.

Zararı tazmin eden devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu eder.

Zararın doğmasına kusurları ile sebep olanlar, rücu hakkını kullanan devlete karşı müteselsilen sorumludur.

  1. Görev ve yetki: Devletin vesayet dairelerinde görevli kişilere karşı rücu davasına bakmaya, vesayet dairelerinin bulunduğu yere en yakın asliye mahkemesi yetkilidir. Vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davaları vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür.
VESAYETİN SONA ERMESİ
VESAYETİ GEREKTİREN HALLERİN SONA ERMESİ

A-Küçüklerde: Küçük üzerindeki vesayet, onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer. Erginliğe mahkemece karar verilmiş ise, mahkeme aynı zamanda küçüğün hangi tarihte ergin olacağını tespit ve ilan eder.

B-Hükümlülerde: Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.

C-Diğer kısıtlılarda: Diğer kısıtlılar üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer. Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir. Kısıtlı ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir.

Kısıtlama ilan edilmişse, kaldırılması da ilan olunur. Fiil ehliyetinin yeniden kazanılması, ilanın yapılmasına bağlı değildir.

D-Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde karar verilebilir.

E- Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmış olan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri vesayet altına alınmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikayete meydan vermemiş olmasına bağlıdır.

F- İstek üzerine kısıtlamada; Kendi isteğiyle kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır.

G-Kayyımlıkta ve yasal danışmanlıkta; Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer. Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer. Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer. Atamanın ilan edilmiş olması veya vesayet makamının gerekli görmesi hallerinde, kayyımlığın sona erdiği de ilan olunur.

VASİLİK GÖREVİNİN SONA ERMESİ

1-Fiil ehliyetinin yitirilmesi ve ölüm: Vasilik görevi, vasinin fiil ehliyetini yitirmesi veya ölümüyle sona erer.

2- Sürenin sona ermesi ve uzatılmaması: Vasilik görevi, uzatılmadığı takdirde, sürenin dolmasıyla sona erer.

3- Engelin veya kaçınma sebebinin ortaya çıkması: Vasi, vasiliğe engel bir sebebin ortaya çıkması halinde görevinden çekilmek zorundadır. Vasi, bir kaçınma sebebi ortaya çıktığı takdirde sürenin bitiminden önce görevinden alınmasını isteyebilir, ancak, önemli sebeplerin varlığı halinde görevine devam etmek zorundadır.

4- Göreve devam zorunluluğu; Görevi sona eren vasi, yenisi göreve başlayıncaya kadar zorunlu işleri yapmakla yükümlüdür.

5- Görevden alınma: Vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet makamı tarafından görevden alınır. Vasinin görevini yapmakta yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse, vesayet makamı kusuru olmasa bile vasiyi görevden alabilir. Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi veya her ilgili, vasinin görevden alınmasını isteyebilir. Görevden alınmayı gerektiren sebebin varlığını başka bir yoldan öğrenen vesayet makamı, vasiyi re’sen görevden almakla yükümlüdür. Vesayet makamı, ancak gerekli araştırmayı yaptıktan ve vasiyi dinledikten sonra onu görevden alabilir. Vesayet makamı, ağır olmayan hallerde vasiye görevden alınacağı konusunda uyarıda bulunur.

Gecikmesinde tehlike bulunan hallerde vesayet makamı, vasiye geçici olarak işten el çektirip bir kayyım atayabileceği gibi; gerekirse muhtemel zararı göz önünde bulundurarak vasinin mallarına ihtiyati haciz koyabilir ve tutuklanmasını da isteyebilir.

Vesayet makamı, görevden alma ve uyarıda bulunmanın yanı sıra, vesayet altındaki kişinin korunması için gerekli diğer önlemleri de almakla yükümlüdür.

İlgililer, vesayet makamının kararlarına karşı, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı, gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar.

VESAYETİN SONA ERMESİNİN SONUÇLARI
  1. Kesin hesap ve malvarlığının teslimi: Görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermekle yükümlü olduğu gibi; malvarlığını vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurmak zorundadır.
  2. Rapor ve hesabın incelenmesi: Son rapor ve kesin hesap belli zamanlarda verilen rapor ve hesaplar gibi vesayet makamı tarafından incelenir ve onaylanır.
  3. Vasinin görevine son verilmesi: Son rapor ve kesin hesap onaylandıktan ve malvarlığı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edildikten sonra, vesayet makamı vasinin görevinin sona erdiğine karar verir. Vesayet makamı, son rapor ve kesin hesabın onaylanması veya reddi konusundaki kararı ile birlikte kesin hesabı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye, tazminat davası açma hakları bulunduğunu da belirtmek suretiyle tebliğ eder. Bu tebliğde vasinin görevine son verildiği de belirtilir.
  4. Sorumluluk davasında zamanaşımı: Sorumlu vasi ve kayyıma karşı açılacak tazminat davası kesin hesabın tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Tazmin ettirilemeyen zararlar için Devlete karşı açılacak tazminat davasının zamanaşımı süresi, zararın vasi, kayyım ve yasal danışmana tanzim ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından başlayarak bir yıldır. Vesayet dairelerinde görevli olanların sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı Devlete karşı açılacak davaların zamanaşımı genel hükümlere tabidir. Devletin rücu davası, rücu hakkının doğumunun üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Olağan zamanaşımı süresi işlemeye başlamadan önce zarar gören tarafından bilinmesi veya anlaşılması olanağı bulunmayan bir hesap yanlışlığına veya bir sorumluluk sebebine dayanan tazminat davası, hesap yanlışlığının veya sorumluluk sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde açılabilir. Vesayetten doğan tazminat davaları, her halde kesin hesabın tebliğinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

  1. Vesayet altındaki kişinin alacağı: Vesayet altındaki kişinin vasi veya devlete karşı alacakları imtiyazlı alacaktır.

 

İş bu doküman ve bilgilendirme notu, www.ogRETTim.com web sitende yayınlanmak ve tamamen ücretsiz olarak dağıtılmak, çoğaltılmak ve kullanılmak üzere Av. Feridun Çakır tarafından güncel hukuki mevzuattan yararlanılarak hazırlanmıştır.

İş bu doküman genel bilgi verme amaçlı olup, hukuki tavsiye yerine geçmez yada hukuki tavsiye olarak nitelendirilemez.

İstanbul, 28.03.2017

Av. Feridun Çakır

 

SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI                   :      TC.Kimlik No:

adresi

 

DAVALI                   :      TC.Kimlik No:

adresi

 

KONU                       : Vasi tayini talebimizden ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR    :  Kardeşim     hakkında   devlet hastanesi tarafından düzenlenen ekli sağlık kurulu raporu ile engelli olduğu tespit edilmiştir.

Babam …………….., …/…/……… tarihinde vefat etmiş, kardeşim olan engelli ………………’ye babamının ölümü dolayısı ile yetim aylığı bağlanmıştır. Kardeşimin engeli nedeni ile zaruri ihtiyaçlarını tek başına gidermesi mümkün olmadığından, hukuki işlemleri yürütememesi nedeni ile iş bu davanın açılması zorunlu hale gelmiştir.

DELİLLER              : ……………. Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporu, tanık

beyanları ve Her tür yasal delil.

HUKUKİ SEBEPLER: TMK ve sair ilgili mevzuat.

TALEP SONUCU      :Yukarıda kısaca arz ve izah edilen nedenlerle sağlık kurulu raporu ile engelli olduğu tespit edilen …………… ‘yi kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumam ve hukuki işlemlerde onu temsil etmem, tasarrufları yapabilmem için, vasi olarak tayin edilmeme karar verilmesini saygı ile dilerim.

                                                                                                                      Davacı

EK:

1-Sağlık Kurulu Raporu

2-Kimlik fotokopisi

 

SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI                   :           T.C.Kimlik No:

adresi

 

DAVALI                   :           T.C.Kimlik No:

adresi

 

KONU                       : Vasinin azli talebimizden ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR    :  ………., temyiz kudretini haiz ancak henüz reşit olmayan, vesayet altında bir kişidir. Davalı ise        ye  Mahkemece vasi olarak atanmıştır. Ancak davalı, Medeni Kanunun kendisine verdiği görevi yerine getirmemektedir.

 

Bu konuda kendisi birçok kez uyarılmış olmasına rağmen, durumda hiçbir değişiklik olmamıştır. Bu sebeple işbu azil talebinde bulunma zorunluluğu hasıl olmuştur.

 

DELİLLER                          : Vesayet dosyası, rapor, bilirkişi incelemesi, tanıklar vs delillerimiz.

HUKUKİ NEDENLER       : TMK md. 424 ve sair ilgili mevzuat.

NETİCE-İ TALEP               : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle talebimizin kabulü ile vasi …………… ……………….’nın vasilik görevinden azline ve mahkeme masraflarının davalıdan alınmasına karar verilmesini saygı ile dilerim.

                                                                                                          Davacı

EK:

1-Vasilik kararı fotokopisi

2-Kimlik fotokopisi